Hoşgeldiniz  

Fatma DİŞLİ | 14 Mayıs 2019 | Alt Haberler, Geyve, Gündem, Manşet, üst Haberler, Yaşam, YAZARLAR

Ramazan Gelir, Hoş Gelir..

RAMAZAN GELİR, HOŞ GELİR

Çocukken çok severek söylediğim bir şarkı vardı.İlkokulda öğrenmiştim. “Tren gelir, hoş gelir. Ley leylimilimi ley. Odaları boş gelir. Ley ley… Sefa gelir, hoş gelir…” diye devam eden bir şarkı. Alifuatpaşa’da, tren yolunun kenarında çocukluk geçirmiş, tren sesi hafızasına kazınmış birinin bu şarkıyı sevmesini yadırgamamışsınızdır sanırım. İlginç olan, yıllardır aklımda olmayıp, geçen gün aklıma düşmesi…

Ramazan’da aklıma gelirse, gelen tren değil Ramazan olmalı değil mi! O halde “Ramazan gelir, hoş gelir.” diyelim mi? Odalarının, yani getirdiği günlerin boş olmamasını dileyerek, her bir gününü anlamlı, hakkını vererek geçirebilmek için dua ederek… “Sefa geldin, hoş geldin” diyerek…

Ne demiş Sezai Karakoç: “ Ey oruç, diriltici rüzgâr, İslam baharı…

Es insan ruhuna inip yüce ilham dağından.

Kevser içir, abıhayat boşalt kristal bardağından,

Susamış ufuklara insan kalbinin ufuklarına…”

Şiirle de dua edebileceğimizin ispatı değil mi bu güzel sözler!

 

Mehmet Akif: “Ya Rab, şu muazzam Ramazan hürmetine,

Kaldır aradan vahdete hail ne ise.

Ya Rab, şu asırlarca süren tefrikadan

Artık ezilip düşmesin ümmet ye’se

Madam ki verdin bize ruh-ı nevin

Ya Rab, daha bir nefha-i te’yid insin…” derken dua değil de, yakarış değil de nedir bu muhteşem satırlar!

 

Faruk Nafiz Çamlıbel: “ Alnımız secdede bulsun bizi her lahza ezan

Ve hazin ömrümüzün her günü olsun Ramazan…” derken…

 

Necip Fazıl Kısakürek: “ Karagöz seyri değil, gözyaşı dökme ayı,

Bilinmezi bilirler, bilseler ağlamayı…” derken…

 

Yahya Kemal Beyatlı: “… Top gürleyip oruç bozulan lahzadan beri,

Bir nurlu neşe kapladı kerpiçten evleri.

Ya Rab! Nasıl ferahlı bu âlem, nasıl temiz…” derken…

Ruhumuza dokunmuyor mu bu büyük şairler! O ferahlığı hissetmiyor muyuz? Ramazan, ruhumuzu beslemenin ayı… Bedenimizi açlıkla terbiye ederken, ruhu güzelliklerle, şükürle doyurmanın… Bu Ramazan Kur’an’dan ayetler okurken, hatimler indirirken, bir taraftan da tabiat ayetlerini okumaya ne dersiniz?

Ramazan hilaline bir başka gözle bakmaya, seher vakti kuş seslerini dinlemeye, kuşların zikir halkalarının bir parçası olmaya, nehir kenarında oturup tefekkür etmeye, rüzgârı da hissedip… Baharda yeniden canlanan tabiata, ağaçlara, çiçeklere hayranlıkla bakmaya…

Kışın kurumuş dalların, nasıl tekrar yeşillendiğine, filizlenen dalların nasıl Can bulduğuna şahit olmaya… Allah’tan ümidin hiç kesilmemesi gerektiğinin kanıtlarını görmenin lezzetini yaşamaya… Yani, demem o ki Ramazan lezzetine…

Ne dersiniz?

FATMA DİŞLİ

NOT: Makale içerisindeki görselller sayın Fatma Dişli hanımefendinin sosyal sorumluluk projesi kapsamında gönüllü olarak çalıştığı dernek bahçesinden çektiği karelerdir.

1324 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Kişilere ve Kurumlara karşı saygı kurallarına uymayan yorumlar yayınlamayacaktır.

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

© Geyvemedya.com 2011 - 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Site içeriğinin kaynak ve link belirtilmeden yayınlanması yasaktır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle