Hoşgeldiniz  

Fatma DİŞLİ | 18 Kasım 2018 | Alt Haberler, Geyve, Gündem, Manşet, Yaşam, YAZARLAR

Siyaset Çocuk İşi…

SİYASET ÇOCUK İŞİ…

Başlığı görüpte dalga geçtiğimi zannetmeyin sakın ha, yazının sonunda bana hak vereceksiniz. Malum, seçim havasına girdik. Aday olanlar, aday olmak için istifa edenler, koltuğunu kaybetmek istemeyenler, gözü koltukta olmayıp, halkın gönlüne taht kurmak isteyenler…

Herkesin gönlünde kazanmak var. Var da kolay mı? Bana sorarsanız, çok kolay, çocuk işi hatta… Şimdi anlatacaklarımı adayların çok iyi dinlemesi lazım…Normalde buradaki tüyolar için,  danışmanlara, yaşam koçlarına dünya paralar veriliyor. Beş kuruş istemeden yapacağım bu hizmeti. Allah rızası için… Dua edin yeter bana.

Kâğıdı, kalemi alın, not almaya başlayın.

1) Esnaf Ziyareti: Çocukken yaptığım esnaf ziyaretini şimdiki başkanlar yapsa, üç dönem garanti, o kadar yani. Günde kaç kez bakkala, manava gittiğimi Allah bilir. Bir komşu kasaba gönderir, biri manifaturacıya, biri terziye… Zahireciye bile gitmişliğim var daha ne olsun. Hepsine önce selam, güler yüz, sohbet.

2) Düğün Dernek Ziyareti: Hatırlayın, “ Kambersiz Düğün Olmaz” diye yazı bile yazmıştım. Her düğüne giderdim. Hatta hepsinde de oynardım.  “Erik dalı” değil ama “Armut dalda dik durur.” Türküsüyle. “ Vatandaşa hizmette sınır yoktur.” Sözünü ne kadar doğru anlamışım, çocuk yaşımda. Helal bana, kendimi takdir ettim bak şimdi.

3) Hasta Ziyareti: Az mı bir tas çorba, bir tas taze yoğurt, süt, meyve taşıdım. Babaannem  “Götür kızım, sevaptır.” derdi, giderdim hemen ikiletmeden. Dar gününde, sıkıntılı gününde yanında olmamak olur mu vatandaşın, pardon komşunun.

4) Kibirli olmamak, üstten bakmamak: Zaten, istesem de üstten bakamazdım ki… Çocuğum, boyum kısa. Allah şahit hiçbir esnafa üstten bakmadım, hep başımı yukarıya kaldırdım. Kibir desen… Elini öptüğün, amca, teyze dediğin insanlara kibir mi olur! Fesuphanallah!

5) Makamı bırakıp, halkın arasına karışmak: Evdeki makamımda durmazdım ki hiç. Hep dışarıda. Yazın, meyve bahçesinde işçilerle beraber, kışın da okulda. Tabii, arada bir kamu kurumlarını ziyaret de şart. Gerçi benim ziyaretim Eylül’den Haziran’a kadar sürüyordu ama olsun. Öğretmenlerin canı sağ ‘olsun.

6) Halka Hizmet: İşte o uzmanlık alanımdı. Nerede salça kaynatılıyor, Anında eleğin başında, domates ezerdim. Erişte mi kesiliyor komşuda. Başkan pardon ben yine orada… Tarhana mı kurutulmuş güneşte, tertemiz bezler üstünde… Asma yaprağı mı dizilecek komşunun evinin taşlığında. Hop oradaydım. Hem de severek, hiç şikâyet etmeden, yürekten isteyerek. Hizmet aşkı bu değildir de nedir? Halka hizmet Hakka hizmet değil mi?

7) Yetim hakkı yememek, çalıp çırpmamak: Üç kuruş harçlığım ancak simide bir de gazete almaya yetiyordu. Har vurup, harman savurmak da ne! Okula da ultra lüks araçla değil, yürüyerek gidiyordum.

Evet, arada bir evin önünden geçen sütçü amcanın at arabasının arkasına kuzenimle binip, çarşıya gittiğimiz olmuştu, itiraf ediyorum. Ama ona da amcam şiddetle karşı çıkmış, siyasette böyle şeylerin olmaması gerektiğini, sonra günü gelip borçlu kalacağımı bana hatırlatmıştı. Siyasetçi büyük hediyeler kabul etmemeliymiş.

Olur ya sütçü amca gün gelir, “ Süt Entegre Tesisleri” ihalesine girer, bir gün beni makamımda ziyaret eder, “ Seni de ne çok sırtımda pardon at arabasında taşımıştım der” Ne yaparım sonra Allah muhafaza… Amcam haklı. Titizlik isteyen işler bunlar. Dersimi hemen öğrendim. Darısı tüm siyasetçilerin başına…

Ben size siyaset çocuk işi dedim de inanmadınız başta. Haklıymışım değil mi? Çocuk yüreğinin saflığı, temizliği, güzel yürekliliğiyle, çıkar nedir, art niyet nedir bilmeyen bakış açısıyla yapıldığında kazanılamayacak seçim de yok, gönlüne giremeyeceğiniz vatandaş da…

 FATMA DİŞLİ

546 Kez Görüntülendi.
Etiketler:
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Kişilere ve Kurumlara karşı saygı kurallarına uymayan yorumlar yayınlamayacaktır.

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

© Geyvemedya.com 2011 - 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Site içeriğinin kaynak ve link belirtilmeden yayınlanması yasaktır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle