Hoşgeldiniz  

Fikret IŞIK | 20 Mayıs 2018 | Alt Haberler, Geyve, Gündem, üst Haberler, YAZARLAR

24 Haziran’a Giderken !

YİRMİDÖRT HAZİRAN’A GİDERKEN

Osmanlı imparatorluğunun son bulmasıyla ülkemizde idare şekli değmişmiş her ne kadar bazıları hala demokrasiyi rayına oturtamamış olmasına rağmen bu ülkede seçimler yapılmaktadır.

Bu devlet bu günlere gelene denk bazen savaş meydanlarında kazanmış masa başında kaybettirilmiştir.Osmanlıyı yıkmak için asırlar mücadele veren bazı Bu günün küresel güçleri o günde kozlarını ortaya koymuşmudur?. O günün idarecileri böyle bir rejimi gerçekten araştırmış bunun üzerinde çalışarak mesafe almış ve böyle bir idare şeklini benimsemişmidir? Yoksa bu milleti masada kaybettiren güçleri bu sistemi benimsermiş Yoksa Ülke idaresinde kendilerinin de söz sahibi olmalarını ön görmüşlerdir. Tabi demokrasi müdahaleye açık bir sistemdir. Bunu yaşadığımız bu dönemlerde hep gördük. Sonuçta Türk milleti demokrasiyi benimsemiş ve ülkemizde çevremizdeki ülkelere örnek bir şekilde  başarıyla uygulamaktadır.

Dünyada bu sistemin PARLEMENTER yarı başkanlık ve başkanlık gibi uygulamalarını görüyoruz.Parlementer sistemin dış müdahaleye daha çok açık olduğunu kendi içerisinde çelişki barındıran çatışmacı bir sistem olduğunu hep gördük.Bunları bu millet yaşadı.Bu sistemin bu yönüyle hep ülkemiz kaybetti.Kendi içimizde çatışır hale geldik sık sık hükümet değişiklikleri çok şey kaybettirdi.Yaşanan bu neticeler sonucu ülkemiz sisteminde değişikliğe gitti Bu gün başkanlık sistemine geçmiş durumda.Bu günlere gelirken Osmanlı yıkılmış Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk  parlementer sistem gereği ülkeyi idare etmeye başlamış ve sonunda cumhurbaşkanı olmuş.  Başbakan İsmet İnönü dava arkadaşı yoldaşı   kendi aralarında kavgalar başlamış neden ne gereği var ülke de güzel yatırımlar var ülke savaştan çıkmış ülkenin büyük yatırımlara ihtiyacı var bunlarda yapılıyor gayet güzel hatta uçak yapımına kadar varan çalışmalar var tek adam sistemi bitmiş parlementer sisteme geçilmiş idare edenler aynı davanın adamları bu kavganın uyuşmazlığın sebebi nedir.

Malumunuz İsmet İnönü Atatürk’ün resimlerini paraların üzerinden kaldırıyor.Yine malumunuz bu değişikliği de o astığımız başbakan düzeltiyor.Hani bazıları vay şu kalkıyor bu kalkıyor diye feryat ediyor ya işte daha cumhuriyetin ilk yıllarında ülkeyi idare edenler birbirlerinin resimlerine bile tahammül edemiyordu.O zaman o günün küresel güçleri hemen görevi değirmi almıştı sorusu akla geliyor.Osmanlı Devleti 1912 de balkan savaşına katılmış 1915 de de Çanakkale savaşları olmuştur. Çanakkale savaşlarını başlatan itilaf devletler çok kısa zamanda İstanbul’lu alarak Osmanlı devletini bitirmeyi hedefliyordu.Başta Mustafa Kemal Atatürk olmak  üzere Osmanlı ordusu Allah’ın yardımıyla buna müsade etmemiş.Neticede cephede savaşı kaybedenler görülüyor ki masada bu milleti kaybettirmeye devam etmişler.

İlk kurulan CHP partisi ülkeyi idare ederken milletin tepkisini alan bazı kararları kim aldırıyordu. Birileri ülkeyi kalkındıran bu yönetim son bulsun diye mi çalışıyordu. Halk kitaplaştırıldı ortaya Demokrat parti kondu.İktidar oldu.Yine en büyük güç ABD tarafından karşılıksız Marşal yardımıyla desteklendi. Neden? ABD bu milleti çok mu seviyordu. Hayır!Önceki yönetimi bitirmek halkı bu yönde toplamak.Neticede idare edenleri şöyle bir değerlendirecek olursak gerçekleri biraz daha tarafsız göre bilirmiyiz acaba diyorum.

O günün başbakanı da savaştan çıkmış nü ülkeyi kalkındırmak için ABD tarafından şartlı verilen şartlı dediğim ülkenin kalkınmasını etkileyecek sanayi yatırımları harici kullanılması üzere yollar köprüler okullar vesaire hizmetlerle ülkemizi kalkındırmaya çalıştı.Çok iyi gidiyordu.Halk arkasında değişimi zor başka bir metotla alaşağı edilmeliydi. Bu sefer TSK leri devreye sokuldu. İhtilalle başbakan ve kabinesi devre dışı bırakıldı.Halkı bu sevgiden koparmak lazımdı. Demokrasiye geçildiğinde yine halk Menderes derdi. Onun ortadan kaldırılması lazımdı.Suç bulmak gerekiyordu.Onuda Köpek davası böbrek davası kartlarıyla aştılar.

DEMOKRAT partinin mirasını Adalet Partisi devraldı. O dönemde de ülkenin kalkınması için süreç devam ederken yine bir metot geliştirilerek ülke yönetimi sektelenmeli bu sefer toplumda etnik guruplar pompalandı. Yok sağcıyım yok solcuyum.Alevi, sünni  mezhep kışkırtmaları yürüyüşler olaylar neticede yönetime son verilmeliydi.Yine TSK devreye konularak son verildi.

1970 yıllarda koalisyon dönemlerini başlattılar.  CHP-MSP koalisyonu kuruldu.Piyasaya yeni Lider Necmettin Erbakan hoca çıktı.Halkın teveccühünü kazandı. Ağır sanayi dedi. Geçmişi de Almanya’da tanklar modernizasyonunda çalışmış bir makina profesörü. Baktılar buda ülkeyi kalkındırıyor.Ağır sanayi diyor temeller atıyor. Attığı temellerin 130 adetini hizmete açan Erbakan hocamızda birçok suçlamalar yaptılar.Yok mercimek davası darcı davası ve. Neticede 1980 yılında askeri darbeyle son bulan demokrasi idaresine 1983 Yılında eski liderlerin katılamayacağı bir demokrasi sistemine geçildi.

Anavatan partisi tek başına iktidara geldi. Yine ülkemiz kalkınıyor, otoban yollar, elektronik sanayide atilim, cep telefonları yatırımları  vs. Ülke iyi yolda giderken küresel güçler ülkemiz üzerindeki metotları bitmiyor.Başka bir metoda ihtiyacı var. Anavatan partisi başkanı ölüyor.Lider sevgisinin bitmesiyle partide iç sürtüşmeler başlıyor prestij kaybediyor yine koalisyonlu yıllar başlıyor, hükümetler yıkılıyor, hükümetler kuruluyor, parti liderleri birbiriyle kavga ediyor.Ülkemizi kara bir bulutlar sarıyor  enflasyon başını almış gidiyor herkes yarın ne olacak endişesine kapılıyor.Esnaf yazar kasalarını başbakanların önüne atıyor. Başbakanın seçtiği cumhurbaşkanı birbiriyle kavga ediyor.Küresel güçlerin metotları artık tutmuyor.

Tam bu zamanda ülkeme  yeni bir gün .

Halkın teveccühünü arkasına alan Recep Tayyip Erdoğan doğuyor. Yine her şey güzel ülke idare ediliyor.Koalisyon yok, hükümet krizleri oluşturulamıyor.Ülkemizi idare edenler hayli deneyime sahipler. Recep Tayyip Erdoğan’ın bulunduğu partisi  dört sefer kapatılmış, bununla ilgilide hayli deneyime sahip hatalar yapılmıyor.Küresel güçleri kullandıkları metotlar  biliniyor.Gerekli tedbirler alınmış. Küresel dış güçler Özal döneminde olduğu gibi 1980 den önceki eylemleri devreye sokamıyor.Bu konuda halkında hayli deneyimi var.

Ülkemiz siyasi istikrara kavuştu.

Ülkeyi Ak parti yönetiyor.Geçmişten edindiği deneyimle küresel dış güçleri kullandığı dış müdahaleyi minimize edecek kırmızı başkanlık sistemine geçiriyor.Parlementer sistemde adı bile konuşulmayan tanınmayan partiler siyasette yer buluyor.Yönetimde istikrar temsilde adalet sağlanıyor.Resmen ittifakların önü açılıyor.Böylece 1980 anayasasında konan % 10 baraj ortadan kalkıyor.Sıfır barajla partiler seçime gidiyor.Ülkemiz görülmemiş bir kalkınma hizmeti başlatıyor.Yüzde 7.4 lere varan kalkınmalar oluyor.Milli gelir 10 bin doların üzerine çıkıyor.

Dünya teknolojileri ülkemize geliyor.

Dış sermaye ülkeye yatırım yapıyor. Dünyada ender olan yatırımlar. Deniz üzerine yapılan köprüler, Deniz altından yapılan köprüler, Hava alanları, dünyanın gözünü kamaştırıyor.Bölunmüş yollar ülkemizin her tarafını sarıyor.Kanal Istanbul Açılmayan tüneller açılıyor.Hızlı tren teknolojisi ülkemize geliyor.Ülkenin her tarafını sarıyor..Sağlikta devrim oluyor.ilaç kuyrukları hastahane kuyrukları bitiyor.Büyük şehir hastaneleri yapılıyor.Dünyaya örnek savunma sanayide insansız hava araçları silahlı silahsıź, Atak helikopterleri, Tank modernizasyonları uzun menzilli toplar, zırhlı personel taşıyıcılar vs. gibi askeri alanda birçok hizmetlere imza atılıyor.

Türkiye dünyada seçkin güvenilir ülke sıfatını kazanıyor.

Türkiye Turizm merkezi oluyor. Küresel güçlerin tesir alanından çıkıyor.Bunu gören güçler yeni başka metotlar geliştirmenin yollarını arıyor.Askeri darbeyi kullanamıyor.Yargı darbesini kullanamıyor.Parti kapatmayı yapamıyor.Lider öldürmesini deniyor, başarılı olamıyor. Halk hareketlerini yapamıyor. Üniversiteleri ayaklandıramıyor.Grev kararları aldıramıyor.

TÜRKIYE küresel güçlere rağmen Fırat kalkanı, Aferin harekatı gibi başka ülkenin toprakları üzerinde harekat yapıyor, savaşıyor.Batının yer altı tünellerini anında etkisiz hale getiriyor.Hiç bir istihbarat desteği almadan harekatı  başarıyla tamamlıyor.Tüm bu gelişmeler karşısında kalan güçler Türkiye’ye odaklanmış durumdalar. Yılların vermiş olduğu tecrübeyle halkımız bu badireleri de atlatacaktır.

Hani her zaman diyoruz ya Geçmişini bilemiyor geçmişinden ders almayan toplumlar geleceğe güvenle bakamazlar.Ak parti hükümetini devre dışı bırakmak isteyen dış güçler önce muhtıra yargı darbesini denediler.Parti kapatma metodunu denediler.Öldürme metodunu denediler. Bunlar tutmayınca ajan ve ekonomik metotlarını devreye koydular. GEZİ olaylarını denediler 17-25 Aralık-2007 polis darbesini denediler. Bunlardan sonuç alamayınca 15 Temmuz darbe girişimini yaparak Tayyibi öldürmeyi hedeflediler. Bütün bu olayları içimizdeki satılmış adamlara yaptırdılar. Bunlardan da başarı sağlayamayınca bir başka metotları ekonomik darbe metodunu devreye koyuyorlar. Önce Türkiye’ye yatırım yapan ilkeleri tehdit ederek yatırımları durdurmak ve böylece Türkiye’ye para akışını önleyerek ülkeyi güç durumda bırakmak ve liderin saygınlığını bitirmek.Ekonomik derecelendirme kurullarını etkileyerek  saygınlığını azaltmak, döviz artışını sağlamak. Böylece güvensizliği arttırmak. FETÖ hareketini partilere yayarak birliktelik temin etmek.Yeni  partiyi  sosyal medya vs. ile desteklemek. Tüm sosyal medya Trollerini Ak Partinin üzerine salmak.Terör bazında da Ak Partiyi bitirme mücadelesi sürüyor. Terör örgütünü Türkiye’nin üzerine saldılar.

Ak Parti açılım sürecini başlayamamış olsaydı dış güçler demokratikleşme adı altında bu metodu Türkiye’ye dayayacaklardı. Böyle bir süreç başladı gördünüz PKK ne kadar horozlandı.Bu formül  devre dışı bırakıldı ve denenmiş oldu. PKK gördük Diyarbakır’da eylemlere başladı. Daha başka illerde de kazı çukur eylemleri yaptı.Askerimiz polisimiz bir bir temizledi.ABD  devreye koymak istediği büyük Ortadoğu projesini Suriye’nin başıbozukluğundan faydalanarak devreye koymak istedi.Yine geçmişten ders çıkaralım.

Filistinliler topraklarını parayla İsraillilere sattılar. Sonunda İsrail devleti kuruldu. Zamanında Sultan Abdülhamit Hana gelerek parayla Filistin’den toprak istediler Sultan kanla alınan topraklar satılmaz dedi ve içimizdeki dönmeleri harekete geçirerek hareket ordusu sultanı tahttan indirdi.Bunlar bilinç-dışı için Türkiye Suriye’de bulunan Pkk vs. Terör örgütleriyle savaşma kararı aldı. ABD boşuna tırlar dolusu silahı  Sınırdaki terör örgütlerine vermiyor. Suriye’de bir devlet kurma planları bu gün artık ortada. Böyle bir şey olursa Bizide Filistinlilerin durumuna düşürme planı açık.

Bizde de bunu destekleyenler var mı? Size bırakıyorum.

Çağın getirdikleri savaş şekli değişiyor.Ekonomik ve kültürel dejenerasyon da savaşın bir parçası. Yapılacak seçimler demokratik bir yarıştan öte dış küresel güçlerinde emellerini  içinde barındırıyor. Geçmişi hatırlayalım, geçmişten ders çıkaralım. Hataya düşmeyelim. Yaptığımız hataları tekrarlamayalım.Ülkemizin çıkarları şahsi çıkarlarımızın önündedir.

Bir adayımızın dediği gibi; “bir nal bir atı bir at bir komutanı bir komutan bir orduyu bir ordu bir ülkeyi kurtarır”.

Tüm adaylar bu ülkenin insanları ama satılmış olmayalım satılmışları da bilelim.Allah geçmişten ders çıkaranlardan eylesin. Bu ülke bayağı çalıştı, deneyim kazandı.Hala bunu öğrenemediler nefis kibir gurur öne çıkıyor demek.

Suriye’de görüyoruz. Ölende öldürende Bismillah Allah diyor. Bu insanlar geri zekalı değiller herhalde.Peygamber efendimiz Medine’yi fethinde ordusuyla Mekke’ye vardı.Mekkeliler çok tedirgindi. Şimdi ne olacak? Muhalif herkes kılıçtan mı geçecek? Peygamber efendimiz halka hitaben herkesin malı canı emniyettedir.Herkes hür ve serbesttir dedi.Peygamberimizin düşmanı Medine’nin koruyucusu Ebu Sufyan halkı hiç umduğumuz gibi olmadı dedi. Ebu Sufyan halkına dönerek onlar haklı ise hak bir davayı savunuyordu, ama bizi gurur ve kin yenmişti.Gurur ve kinimize yenik düşmüştük. Bende gurur ve kinimize yenik düşmeyelim.

Cumhurbaşkanımızın koruması istifa ettiğinde neden istifa ettiği sorulduğunda; çalışmaya dayanamıyorum, gece iki-kere üçlere kadar çalışmaya bir haftada eve gidemiyorum, su ülke şu şehir demişti. Şu anda kendini ölümüne ülkesine adamış bir insan  var.Ülkede noksan yok mu? Elbet var. Dünyanın gelişmiş süper gücü ABD. ABD de çöplükten ekmek toplayan bir dünya İnsan olduğu söylenir. Ülkenin borcu şu anda 20 trilyon dolar.Adamlar zamanında çalışmışlar.Bizim gibi yıllarca enerjilerini yok laiklikle, yok başörtüsüyle, sagcılıkla, solculukla tüketmemişler. Görüyoruz her şey serbest.Ne laiklik yıkılıyor ne başörtüsü kapıları kapatıyor.Demekki hepsi boşmuş.Hala eski alışkanlıkları sürdürmek isteyen  insanlar var.

Demek istediğim borçsuz devlet yok.Büyük devletinde büyük borcu oluyor demek.Daha güçlü  daha müreffeh bir ülkemiz olsun dileğiyle

Kalın sağlıcakla

Allah yar ve Yardımcımız olsun.

2793 Kez Görüntülendi.
Yorumunuz
Konu hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Kişilere ve Kurumlara karşı saygı kurallarına uymayan yorumlar yayınlamayacaktır.

24 Haziran’a Giderken ! için 1 yorum

  1. Tespitlerin çok yerinde ve isabetli. Yüreğine ve bileğine sağlık..
    Huzurlu ve uzun ömürler dilerim, sayın abem…

EN ÇOK OKUNAN HABERLER

© Geyvemedya.com 2011 - 2017 Tüm Hakları Saklıdır. Site içeriğinin kaynak ve link belirtilmeden yayınlanması yasaktır.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle